SAYIN VALİMİZİN "SAKATLAR HAFTASI" MESAJI

Engelli insanların sorunlarının giderilmesi günümüzde tüm ülkelerin üzerinde titizlikle durduğu sosyal politikaların başında gelmektedir. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının verilerine göre, engelli vatandaşlarımızın ülkemiz nüfusu içindeki oranı % 12 civarında olup bunlardan  % 36’sı da okuma–yazma bilmemektedir.  

Engelli vatandaşlarımızın sorunlarına sahip çıkmak, onların hayatlarını en iyi şekilde sürdürmelerini sağlamak ve bu yönde gerekli tedbirleri zamanında almak, toplum ve devlet olarak öncelikli sorumluluğumuzdur. Engellilerin tüm toplumsal kaynaklardan ve sağlanan imkanlardan eşitlik çerçevesinde eksiksiz olarak yararlanması çağdaş ve sosyal devlet olmanın gereğidir. Bu nedenle, başta özürlülüğü doğuran sebepleri ortadan kaldıracak koruyucu tedbirler geliştirmek, özürlülerin toplumsal yaşamın bütün alanlarına katılabilen, eğitimli, üretken, kendi kendine yeten, başkasına muhtaç olmadan yaşayabilen insanlar olabilmesi için gerekli önlemleri almaktır.

Eğer özürlülüğün toplumsal bir sorun olduğunu kabul ediyorsak, bunun çözümünün de toplumsal olduğunu hatırdan çıkarmamalıyız. Bu amaçla özürlü insanların toplumsal yaşama uyumlarının ve katılımlarının sağlanması için bireysel gelişim ve ihtiyaçlarına önem verilmeli ve öncelikli olarak eğitim ve sosyal yardımlardan faydalanmaları sağlanmalıdır. Özürlülere yönelik olarak planlanan tüm hizmetlerde amaç; özürlülerimizin toplumsal yaşamda daha aktif biçimde yer almasını sağlamak olmalıdır.

Bütün bunlara rağmen alışveriş, eğlence ve sanat merkezlerinde özürlülerimizin hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik özel alanların yer almaması, onları insanların toplu halde bulundukları alanlardan uzaklaştırmaktadır. Yaşamın özürlü-özürsüz herkes için anlamlı ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için, insanların kendilerini ve güçlerini ortaya koyabilecekleri ortamın var edilmesi gerekmektedir. Özürlü vatandaşlarımız da güçleri oranında, sahip oldukları değerlerle yapabileceklerinin en iyisini her koşulda yapabilmeli, yaşama sevincini kaybetmemeli ve hayata dört elle sarılmalıdırlar.

Bu anlayışla devletimiz, engelli vatandaşlarımızın sorunlarının giderilmesine yönelik bir çok yeniliği içeren Özürlüler Kanununu çıkarmıştır. Bu kanunla engelli vatandaşlarımızın başta eğitim olmak üzere istihdamına, bakımlarının sağlanmasına özel önem verilmiştir. Ancak, genel nüfus içerisinde geniş bir kesimi oluşturan özürlülerin sorunlarının çözümü için tüm halkımıza ve sivil kuruluşlarına da büyük görevler düşmektedir. Çıkarılan yasanın eksiksiz olarak uygulanması amacıyla kamu kuruluşları, engelliler ve aileleri ile tüm vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi için “Engelsiz Türkiye Proje” uygulamaya konulmuştur.

Bu duygularla, 10-16 Mayıs Sakatlar Haftasında tüm vatandaşlarımızı, engellilerin sorunlarına karşı daha duyarlı olmaya ve yürütülen çalışmalara destek vermeye davet ediyorum.